Terörizmin Batı'nın güç algısına; ekonomik krizin daha fazlasına sahip olma arzumuza yaptığını doğal afetler insanoğlunun kibrine yapıyor. insanların doğal afetlerde ölmesinde şiirsel bir adalet görüyorum: Hakedilmiş son.
Nihayetinde "babalarının günahlarını çocukları öder"

Haiti'deki depremde binlerce insan öldü. dünyanın geri kalanı yine şok ve hayret içerisinde kaldı. Bir kısmı, yeniden, Yaradan'ın insanoğlunu cezalandırdığını düşündü.
Yaradan'ın insanoğlunu cezalandırmakla uğraşacağına inanmak insanoğlunun kibrinin bir sonucu. Yine doğal afetler sonucu mağdur olması da benzer kibrin ürünü.
Dünya üzerinde insan yoğunluğunun en fazla olduğu bölgeler ile belli başlı deprem hatları paralellik gösteriyor. Tüm uyarılara ve yaşanan ölümlere rağmen bu bölgelerdeki popülasyon artmaya devam ediyor. Yakın bir gelecekte İstanbul, Tahran, Tokyo gibi şehrleri büyük depremler bekliyor. Ve büyük depremlerden Japonya gibi modern şehircilik anlayışıyla ina edilen ülkeler dahi büyük kayıplar yaşıyacak. (Tokyo körfez bölgesinde yoğun olarak petrol rafinerileri var.)
Nihayetinde, terörizm, aşırı güvenle dolmuş ve 3. dünya ülkelerine yukarıdan bakan Batılı devletlerin kibrini korku yoluyla dizginlerken, ekonomik kriz varolmayan parayla desteklenen ve şişmiş kredi balonuyla havada süzülen tüketim ekonomisini patlatıyor. (500 dolarlık bir ayakkabıyı 10 taksitle satmak haliyle sürüdürülebilir bir ekonomi modeli değil)
70 yıllık zavallı hayatlarımızı ardımızda bırakacağımız malları kazanmak için harcarken doğal afetler silkelenmemize yardımcı oluyor.
Ama ders almamıza yetecek kadar değil.
Belki de tüm bunlar dünyayı var eden sonsuz tezatlığın sıradan ürünleridir.
![]()
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder